5 Ocak 2012 Perşembe

HESAPLAŞMA

Yeni yılın ilk günlerini yaşadığımız şu dönem bile bizi her yeni yıl gecesi dilenen, barışın hakim olduğu, özgür bir dünya dileğine aslında ne kadar uzakta olduğumuzu gösteriyor. Çünkü özgür ve barış dolu bir dünyada yaşamanın ilk yolu bunu önce kendi vicdanlarımızda yaşamaktan geçer. Daha sonra basamaklayacak olursak yaşamamız gereken alan daha kapsamlı bir alan olacaktır. Yeni yıla böyle bir giriş yaptırmaya iten sebep ise tabi ki Uludere katliamıdır. Bu katliam öyle bir katliam ki 35 insanın ölümüyle sonuçlanan ve ardından ülkeyi idare edenleri siyaset yarışına sokan, halkları ise Türk-Kürt gerginliğine iten ve beraberinde haklı-haksız sonucuna varmalarını itmiştir.Ölen 35 insanın ve o ölen insanların yakınlarına saygı gösterip olayı siyasi düşüncelerine bağlamadan yorumlayanların sayısı ise çok sınırlı. Bu sınırlı sayıda insan ise taraf tutmadan değerlendirme yaptıkları için diğer "Taraflılar" taafından birtakım benzetmelere maruz kalmışlardır. Bütün bu hengamedegöz ardı edilen ise yine insanlığın ahlaki değerleri oldu. Gelelim işin siyasi kısmına. Tabi ki bu olaylar en çok sistem partilerinin işine yaradı. Her parti bu olayı nasıl koz olarak kullanabileceği hakkında kapalı kapılar ardında toplantılar yaparak bu doğrultuda hareket ettiler. Öncelikle hükümeti yöneten parti olması dolayısıyla Akp'den başlayalım. Akp iktidarda olduğu süre zarfında asker ile ilişkileri belli seviyede tutabilmiş ve asker içindeki çürükleri ayıklamaya çalışmış ve bunda başarılı olduğu da söylenebilir. Akp dönemi öncesinde yaptıkları işlerden dolayı hesap bile sorulamayan bir askeri düzen varken şimdilerde bu durum ortadan kalkmış durumda.Akp hükümetiyle beraber Askerin yaptığı işlerden sadece asker değil hükümette sorumluydu artık. Bunu hükümet kanadının açıklamaları ve tutumları bariz bir şekilde yansıtıyordu.Bu olaydan sonra ise Hükümet adına işler iyi gitti söylenemez. Öncelikle olay sonrası açıklama yapmaktan kaçan,sorumsuz bir görüntü verdiler. Daha sonra diğer partilerin tutum ve davranışları ile bu olayı kendileri lehine olumlu yönd idare etmeyi başardılar."-Ölen halk mı ne oldu? ilk aşamada önemli değildi onlar için daha sonra ölenlerin yakınlarına tazminat verilecek gibi girişimlerde bulundular.-" Uludere katliamı en çok Bdp'nin elini güçlendirmişti. Kaldı ki bölgede sadece biz varız söylemini kullanmayı tercih ettiler. Biz halkımızı temsil eden ve daima halkımızın yanındayız söylemlerini gölgede bırakacak,dikkate bile alınmayacak bazı söylemler geliştirdiler ki asıl hatayı bunu yaparak gerçekleştirdiler. Neydi o açıklamalar hatırlayalım: parti başkanının "Bu ülke çoktan bölünmüştür" ve Altan Tan'ın "Bırakın halk molotof atsın,deşarj olsunlar"... Bu tür açıklamalar siyasetçilerin aslında yapmaması gereken açıklamalardır. Siyasi gerginliği halkın kucağına atan girişimlerdir ki bu en tehlikelisidir. Halk demişken bu olay sosyal medyada en çok tartışılan konulardan oldu. Sosyal medyayı kullanan insanlar ise her konuda oldugu gibi yine ikiye bölünmüştü. Operasyonun haklılığını savunup ölen insanların aslında Pkk'lı oldugunu ve maasum olmadıgını savunanlar ile tam tersi yönde düşünenlerdi bu gruplar. Empati kurulamadığı sürece sorunun çözümü değil parçası olmaya devam edeceğiz. Ve elimizde sadece insanların kanları ve bu kanlar üzerinden yapılan hesaplar kalacaktır. 2012 de neler yaşarız bilinmez ama sorunların çözüleceği bir yıl olması dileğiyle.. Yeni Yılın tavsiye edilen ilk kitabı: İskender Pala-Od Yeni Yılın tavsiye edilen ilk şarkısı: Linkin PArk: Not Alone

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder