22 Mart 2012 Perşembe

Solmuş Bir Aşk Ağacı

Bunun adı "AŞK". En yalnız anında adamın ensesinde hissettirir kendisini. En unuttum dediğin anda yanında bitiverir. Unutmak için çabaladığın yılların ardından öyle bir an gelir herşeyi tekrar olduğu gibi hatırlatır adama. O öyle bir andır ki: bazen küçük bir bakış, bazen tatlı bir tebessüm ve bazen de tek bir kelimedir kulakların duyduğu..İnsanlar unutamaz. Kendilerine böylesine acı çektiren insanları, insanlar unutamaz. Çünkü köpek gibi sevmiştir. Çünkü bu aşk uğruna birçok şeyden vazgeçebilmiş, hiç olmadığı kadar cesur bir adam olabilmiştir. Böylesi yaşantıların unutulması mümkün değildir... Sonra işin içine bir de "Özlemek" girer. En umutsuz anında yine ilk sevilen özlenirdi. O öyle bir özlemdi ki; bir başkasına bakarken "O"nu anımsardı, bir şarkı dinlerken yine "O" düşerdi hatırına. Bazen düşüncelerinin gizli öznesi bazen de hayatının giriş cümlesi olurdu. Bazen yalnız başına izlediği filmin ortasında patlamış mısırını paylaştığı arkadaşı, bazen yalnız kaldığı gecelerde sırdaşı olurdu.Bazen de hayatın çekilmez olduğu anlarda sıcak bir gülümsemesiyle herşeyi unutturabilen "sevgili" olurdu.. Ama hiçbir zaman yoldan geçen bir yabancı, herhangi bir cafede herhangi birine eşlik eden veya bir başkasının derdini dinleyen sırdaş olmamıştı. Çünkü özlenilen her zaman en güzel halleriyle özlenirdi. Özlenilen, özleyen kişinin hayatında anlık bir mutluluk kaynağıydı. Özlenilen sevgiliydi... Ve birde "Ayrılık" vardı hayatımızı yerle bir eden şiddetli afetlerden.. Öyleydi ki adına nice romanlar,şiirler,şarkılar yazılmıştı. Bu şarkılardan biri şöyle diyordu:" Dağılmış saçlarım gönlünün yatağına,uyandırma. Sabah olsun ben giderim, sen kal rüyamda. Unutmak o kadar kolay mı sandın? Ayrılık bana aşktır artık." İnsanın en bilinçsiz halde olduğu an ayrılığın yaşandığı andır. Kimisinin yüreği kaldıramaz duyacağı sözleri, sessizce ayrılır, kimisi de unutmak daha kolay olur diye sancılı bir ayrılık yaşatır. Kimisi yürekten ayrılmayı tercih ederken kimisi de kalmayı tercih etmiştir.. Bazılarımız ayrılırken sevgiliyi kırmamaya özen gösterirken bazılarımız da bencilliğine yenik düşerek sevgiliyi parçalara ayırarak ayrılmayı denemiştir. Oysa bir "Hoşçakal sevdiğim" lafı bile yeterlidir...Sözün özü; Aşk ağacımız güneşli bir ilkbaharda yeşillenmeye başlamış, özlemlerimiz ile çiçekler açmaya devam etmişse de sert geçen bir sonbahar sonrası ayrılığı tatmış ve yapraklar dökmüştür....! Not: Şarkı>>> Düş Sokağı Sakinleri-Ayrılık Haftanın Kitabı: Hakan Günday-Zargana

3 yorum:

  1. dağılmış saçlarım gönlünün yatağına ,uyandırma sabah olunca ben giderim .güzelmiş begendim başka yazılar da bekliyoruz gökhan :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekürler. beğenmiş olmana sevindim. Elim yazdıkça,aklım düşündükçe ve de yüreğim sevdikçe yazmaya devam edeceğim... :)

      Sil