27 Haziran 2012 Çarşamba

Sevemedim Vedaları

     Yıldızların ışığıyla parlayan karanlık bir gecede, kasvetli ve gayet resmi bir şehrin ortasında, şehrin tüm sıkıcılığıyla tek başına mücadele eden ve artık insanlar için bir simge haline gelmiş olan gölü karşılarına almışlar, yalnızlık gösterilerinin başlangıcını, kimselerin uğramadığı ve üzeri tozlarla kaplı bir banka oturarak yapmışlardı. Öyle bir andı ki bu; ne kimselerin gelip bu büyülü anı bozmasını istiyorlardı, ne de konuşup yalnızlıklarını paylaşmak istiyorlardı. Tek şey vardı yapılacak. O da derin bir sessizliğe gömülüp, müziğin ruhuna kendilerini teslim etmek ve düşünmek, özlemek...
     Düşünüyorlardı fakat dile gelmiyordu düşünceleri. Bu sırada dinledikleri müzik bir tavsiye sunar gibiydi " Sustur bütün yerli yersiz havlayan köpekleri içinde bu karanlık sokaklar yalnız onların değil"...  Özlüyorlardı; özlenebilecek herşeyi özlüyorlardı. Belki de bir daha sahip olamayacaklarını düşündükleri tüm duyguları, tüm sevinçleri, gülümsemeleri özlüyorlardı.
     Bir sigara yaktılar, içlerindeki acıyı bir nebze de olsa dindirebilmek için. O acıya çare olmadığını iyi biliyordular ama böyle gecelerde kendilerine her zaman eşlik etmiş olan sigaradan vazgeçemiyordular. Çektikçe sigara dumanını geride kalan yılları düşünüp durmaya devam ettiler. Aslında birbirlerine yakın oldukları kadar uzak olduklarının farkına vardılar. Konuşmadan anlaşılabileceğinin mümkün olabileceğine inandılar. Sessizlikle buluştular ve sessizlikle ayrılacaklardı. Tek kelime etmeden vedalaşacaktılar. Ancak o esnada gökyüzünde patlayıveren havai fişekler ile sessizlik sona ermiş. Gökyüzü renkten renge bürünmüş.. Düşünceler, beyninden vurulmuş bir adamın olduğu yere yıkılması gibi yıkılmış.. Özlemler; küçük bir çocuğun ayrı kaldığı oyuncağını yeni bir oyuncakla unutması gibi değersiz kalmış..  Müzik; kalabalıklar içinde sesini duyurmaya çalışan dilsiz bir gencin çırpınışı gibi çalmaya devam etmiş, duyuramamış haykırışlarını, yüreklere işleyememiş.
     O an ihtiyaç duydukları tek şey küçük bir bakıştı. Mucizeyi sadece büyük olaylarda arayan insanlara nazaran küçük bir bakışın aslında büyük bir mucize olabileceğine inanmıştılar. Fakat beklenen mucize çok daha önceden gerçekleşmiş, "AŞK" o gece şehri çoktan terketmişti.
    Ayrılırken havai fişek gösterisi gibi sessizlikte sona ermiş. Müzik yüreklere işlemeye başlamış, duygular tekrar sürgün hayatına başlamıştı. Özlemler ise eski bir sandığa koyulmuş,zamanı gelince hatırlanmayı beklemiş.
    Vedaları sevemediği için veda etmemiş, gidenin arkasından bakmayı bile reddetmişti. Biri göle öylece bakakalırken öbürü gölü arkasına almış sessiz bir şekilde uzaklaşmıştı. Gölü karşısına almış olan bankta şimdi sadece tek başına oturuyordu ve bir de müziği kalmıştı.. "Bu viran şehirde, bu viran hikaye henüz bitmedi! Bitmedi bitmedi bitmedi çocuk, Bu aciz şarkılar, bu aciz dualar seni geri getirmedi getirmedi getirmedi çocuk! Dönmedin çocuk.."
                                                                                                                             27.06.2012
                                                                                                                         GÖLBAŞI/ANKARA