4 Mart 2013 Pazartesi

Perfect Symmetry


‎"Who are you? what are you fighting for?" gibi sorularla zihnimi meşgul etmeye başladı. Daha sonra birkaç dakika tepkisiz bir şekilde beklememin sebebi hayatın anlamını aramam değildi elbette. Bu sessiz, tepkisiz anlarımda hangi dünyanın vatandaşı olduğumu inanın bende bilmiyorum. Kaldı ki hayatın anlamını düşünmek / aramak için zihnimi yormazdım. Belirsizlikler içinde yaşamak dururken neden yolun sonuna varayım ki. Tüm bunları yazarken şarkının sona erdiğini fark etmemek de çok ilginç.. Tekrar oynattım ki bu kez "who are you? what are you living for?" sorularına maruz bıraktı bu şarkı. Kim olduğumu bilmiyorum ama bu şarkıyı art arda birkaç kez dinlemek için yaşamadığımı biliyordum. Bildiğim bir şeyler vardı tabi ki!

-Ne yani sen bunları normal mi buluyorsun?
-Hayır, valla normal bulmuyorum ben bunu. Ekmek çarpsın bak!