8 Temmuz 2015 Çarşamba

in a relationship with spotify



     Bir yemek masasının etrafında toplandılar. Masadaki nesneleri tanımlamak yersiz olacaktı. Bir an önce başlamalıydılar. Sabırsız ve yorgundular. Ve bir başlangıç olarak görüyorlardı. Belki de kendilerini özgür kılacak bir adım atacaklardı. Her biri anlatacaktı yüreğindekileri, Zihinlerindeki sisli havayı dağıtacak, sürekli dibe battıkları düşünce camurundan kurtulmayı deneyeceklerdi. Söze nasıl başlayacaklarını bilmiyorlardı. Bir itici güce ihtiyaçları vardı fakat bunun ne olabileceği üzerine fikir dahi yürütemiyorlardı. Socrates Dergi yayıncıları tarafından özel olarak hazırlanan ve her yeni yayın için spotify'da paylaşıma sunulan playlistin akmasıyla farkına vardılar. Evet, o itici güç müzik idi. Müziğe bıraktılar kendilerini bir süre. Hafifliyor, vücut ve zihin tüm yükü atıyordu üzerinden. Onlar rahatladıkça "All he had to, All he had to say was goodbye" diyordu eşsiz güzellikteki kayıt. Büyük bir keyifle yaktıkları sigaranın dumanını odaya aynı anda üflüyorlardı. Bu gece de böyle son bulacaktı. 2 dakika 27 saniye'lik özgürlük ile yetinmeyecekler rüyalar alemindeki hayatlarına dönene kadar gerçekler aleminde özgürlüğü yaşamaya devam edecektiler. Büyük bir keyifti dinlemek. Düşünmek. İçmek. Sevmek. Üzülmek. Yorulmak. Gülmek tabi ki. Rüzgara bırakmak. Denizde uzanmak. gökyüzüne bakmak. Boğaza karşı yudumlamak şarabı. Gidebilmek. Yol önemli değil. Ve birtakım şeyler tabi ki.